Soldoy Tarihi
SOLDOY... Güzel Karadeniz’imizde, eskilerin deyimiyle Ulu Yol; yani tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan şirin köylerden birisi. Köyün kadim tarihleriyle ilgili pek bilgiye sahip olmasak da eskilerden dinlediklerimiz doğrultusunda az çok tahminler yürütebilmekteyiz. İşe Soldoy’un kelime anlamıyla başlamak yararlı olacaktır.
“
Kırgız Sözlüğü’nde (Yudahin 1988) kelimenin anlamı şöyle geçiyor.
SOLDOY- 1.gevşemek,sölpümek; soldayup catıp kaldı:uzandı yattı(bacaklarını ve kollarını ne topladı ne uzattı.);soldoyup oozdu açıp karap cürot:gevşek ve ağzı açık geziniyor;soldoyğan:hareketsiz ve çolpa;2.uzun yahut yüksek ve biçimsiz olmak;soldoyğan neme anı kantip kötöröm?hantal bir şeydir onu nasıl kaldırayım?
”
Türkoloji araştırmaları 1997
Fuat Özdemir Anısı,Adana
Yard.Doç. A. Deniz Abik
Köydeki bugünkü nüfus yapısına baktığımızda bu ismin nereden geldiğini köylüler olarak bizlerin bilmemesi doğaldır. Bunun sebebi ise köye son birkaç yüzyıl içerisinde yerleştiği tahmin edilen ve yıllarca sıkı akrabalık bağları kurmuş olan sülalelerin buraya yerleştiğinde muhtemelen köyün isminin Soldoy olması ve bu ismin değiştirilmeden bugünlere kadar korunmuş olmasıdır.
Köyde yaşamakta olan sülalelerden İlyasoğulları(Aydın),Alioğulları(Aydemir), Hacıoğulları(Genç) yerleşim konusuna örnek olarak verilebilir. Muhammed Ağa isimli kişi buraya üç oğluyla birlikte (İlyas,Ali,Ömer) bir sebeple gelmiş ve burayı yurt edinmiştir.Bu nesil ve taifesi çevrelerinde Askeroğulları olarak bilinirmişler.Bunun sebebi de anlaşılacağı üzere dedelerinin Osmanlı ordusunda asker olmasıdır.Yine büyüklerimizin bize aktardığına göre daha eskileri de Tokat civarından gelmişler.Tarihi kayıtlara baktığımızda gerçekten de fetihten sonra bu yörelere Tokat,Amasya,Sivas yörelerinden birçok Türk ailesi yerleştirilmiştir. Devlet arşivlerinde yapılan araştırmalar ile de Muhammed Ağa’nın büyük dedesi olan, Karadeniz’e yerleşen ilk kişinin de Yozgat Vilayetinden Miralay(albay) Ragıp olduğu sonucuna varılmıştır. Köyümüzde Kıran mahallesinde Atbin denen bir mevki vardır.Binoğun Kıranı olarak da bilinir.Fatih ordusuyla birlikte bu bölgeden geçerken Miralay Ragıp,muhafızlarıyla bu bölgedeki Rumların saldırısına uğrar.Kısa sürede toparlanırlar ve düşmanı yok ederler.Kadın ve çocukları da Zanoy bölgesine yollarlar.Ancak Miralay Ragıp ve yakın adamlarından birkaçı yaralanırlar.Fatih de adet olduğu üzere Miralay Ragıp'a yaralandığı yeri dirlik olarak vermiş.Yani Avcıkayalarla Gogona Köyü arasındaki,şimdiki Sevinç köyünü ona dirlik olarak verir.(Kural olduğu üzere dirlik sahipleri asker yetiştirir ve askerleriyle savaşlara katılır.)Ancak o zaman buralar henüz Müslüman olmadığından.ailesini buraya aldırmaz. Suşehir ,Şebinkarahisar arasında bir bölgeye ailesini yerleştirir. Bu böyle birkaç nesil sürer.Artık yavaş yavaş Müslüman nüfus arttıkça Ragıp’ın torunu Ali oradan Hacevera köyüne gelir.
Ali’nin torunu Muhammed’in üç oğlu bir düğüne giderler.(Bundan yaklaşık 350 sene önce). Düğünde horon oynarlar.Rumlardan biri,onlar için Rumca:' Bu çıplaklar da horon oynamayı öğrendiler' der.Kardeşlerden birisi Rumca söylenenleri anlar.Diğerlerine bunu söyler ve o köyden ayrılırlar.Hacıoğullarının mezarlığının az ilerisindeki bir öbekte ev yaptırırlar. (Bu evin yıkıldıktan sonraki malzemeleri Molla Ahmet’in,öbeğin üst tarafında yaptırdığı evin yapımında kullanılmıştır.)
Her üç kardeşin ikişer de eşi vardır.Babaları Muhammed Ağa ,oğullarına ve gelinlerine birbirlerine karşı adaletli olmalarını söylemektedir.Ancak birgün hepsini bir yere toplar ve evden ayrılmalarını söyler.Oğulları sebebini sorduğunda onlara: “Bu eve hergün dışarıdan bir karınca ağzında bir şey taşıyarak girerdi.Bugün tam tersi oldu.Sebebi nedir?” diye sorar.Gelinlerinden birisi pişirmiş olduğu yumurtayı böldükten sonra çocuklara yedirirken kendi çocuğuna diğerlerinden daha çok verdiğini söyler.Bu olaydan sonra üç kardeş ayrı ayrı evlere çekilirler.
Mevcutlar arasında en eski mezar taşı Hacıoğlu Ömer’e aittir.(1750’li yıllara ait) Sevinç Köyü (Soldoy)’un Bora (Hacıoğulları mezarlığı) mevkiinde bulunmaktadır.
Taştaki yazı aynen şöyledir:
“Ziyaretten murat olan duadır.
Bugün bana ise yarın sanadır.
Merhum ve mağfur Muhammed Ağa oğlu Hacı Ömer
Ruhuna Fatiha.”
NOT:Muhammed Ağa’nın mezarı Hacavera’dadır.
Aynı şekilde Burhanoğulları ,Ahmetoğulları ve Baloğullar da bildiğimiz kadarıyla Konya Karaman’daki Burhan adındaki bir kişinin soyundan gelen Nurettin isimli bir zatın üç oğlundan gelirler.Karaman Sarayının dağılmasından sonra önce Gümüşhane’nin altlarındaki Burhan düzünde yerleşir,daha sonra da Maçka’da Sevinç Köyünde kendilerine sağlanan tımara yerleşirler.
